23 Aralık 2013 Pazartesi

Mükemmel bir çekiliş daha :)

G.DEN YILBAŞI HEDIYELERI!


-Bionem Vucut Losyonu
-Bioblas Saç Dökülmelerine Karşı Şampuan
-Ecowell Tonik
-Match Desenli Tırnak Seti
-Toni&Guy Şekillendirici Sprey
-Rexona Roll-on Deodrant
-Uni Eye Göz Makyaj Temizleme Diskleri
-Dove Sabun
-Doa Bitki yağları
-Alix Avien LipGloss
-Alix Avien Terracota Far
-China Glaze oje

Ekstra haklar için:
-Twitter'dan takip +1 hak
-Facebook Sayfamı beğenmek +1 hak
-Instagram'dan takip +1hak
-Fotoğraflı blog yayını +2 hak

Çekilişe katılmak için aşağıda yer alan linkteki formu eksiksiz doldurmanız. :) 

Herkese Bol Şans....

21 Aralık 2013 Cumartesi

Kar Görünümlü Kütük Pasta :)

Yılbaşı gecesi yaklaşıyor. Sizde sevdiklerinize yıl başının vazgeçilmez tatlısı kütük pastadan yapmak istemezmisiniz ? 
İşte tarifi :)





Malzemelerimiz

Kek Hamuru için :

1 Su Bardağı Buğday Unu (90-100g)

½ Paket Hamur Kabartma Tozu

5 Adet Yumurta (Beyaz ve Sarıları Ayrılmış Olarak)

¾ Çay Bardağı Toz Şeker (70g)

½ Çay Bardağı Kakao (20g)

Dolgu Kreması için :

5 Adet Yumurtanın Sarısı

2/3 Su Bardağı Toz Şeker (125g)

1 Çay Bardağı Mısır Nişastası (50g)

2 ½ Su Bardağı Süt (500ml)

Tereyağı (100g)

1 Su Bardağı Kestane Şekeri

1 Su Bardağı Damla Çikolata

Üzeri için: 1 Paket Çikolatalı Sos

2 Su Bardağı Süt (400ml)

Bitter Çikolata (50g)

Süsleme için :

2-3 Yemek Kaşığı Pudra Şekeri

Şekerleme ve Yeniyıl Süsleri


Hazırlama Aşamaları

Fırınınızı önceden 200 oC ayarlayın ve ısıtın.

Kek hamuru için şeker ve yumurtayı mikser yardımı ile 4-5 dakika köpüklenip kabarana dek çırparak karıştırın.
Üzerine un, Hamur Kabartma Tozu ve Kakao’yu eleyerek ilave edin. Bir spatula yardımı ile, homojen karışana dek karıştırın.
Hazırladığınız kek hamurunu, pişirme kağıdı serili fırın tepsisine yayarak aktarın.
Önceden 200oC ısıtılmış fırında 6-8 dakika pişirip, soğumaya bırakın. Krema için sütü bir sos tenceresinde ısıtın.
Diğer krema malzemelerini bir çırpma kabında karıştırın Sıcak sütü temperleyerek yumurtalı karışıma ilave edin ve hazırladığınız karışımı tekrar sos tenceresine aktarın.
Sos tenceresini tekrar ocak üzerine alın, orta ateşte çırpma teli ile karıştırarak pişirin ve muhallebi kıvamını aldığında soğumaya bırakın.
Ilınan kekin üzerine dolgu kremasını sürüp, damla çikolata ve kestane şekerleri serpiştirin, keki rulo şeklinde sarıp buzdolabına kaldırın.
Üzeri için, Çikolatalı Sos’u 2 su bardağı süt ile birlikte bir sos tenceresinde karıştırarak kaynatın, kaynayınca 1-2 dakika daha karıştırıp ateşi kapatın. İçerisine çikolatayı ekleyip karıştırarak eritip, sosa yedirin. Arada bir karıştırarak soğumaya bırakın.
Dolaptan aldığınız rulo pastanın üzerine çikolatalı kremayı sürün. Çatal yardımı ile desenler yapabilirsiniz.
Pudra şekeri serpiştirerek ve çeşitli yeni yıl süslemeleri ile servis yapın. Afiyet olsun.
*Temperleme işlemi için, kaynamış süt karışımından birkaç kaşık, yumurtalı karışıma ilave ederek ısıyı ayarlayın. Böylece iki karışımın arasındaki ısı farkı dengelenir, ani ısı ile yumurtanın pişmesi riski engellenmiş olur.

Afiyet olsun :)

20 Aralık 2013 Cuma

Koddostu.com Yılbaşı Çekilişi!

 Koddostu.com 'dan sizlere, yılbaşını dört gözle beklemek için yeni bir sebep! Bu yılbaşında çekilişe katılan takipçilerimize birbirinden güzel hediyeler armağan ediyoruz ve çekilişte birinci olan kişiye 60TL değerindeki "Karartı" isimli Blogger tasarımını armağan ediyoruz. Bununla da kalmıyor, çekilişi kazanan dört kişiye PR4-5 alan adımızda ve alt alan adlarımızda barınan sitelerden reklam ve backlink imkanı veriyoruz!



Ödüller:


Birincilik Ödülü: 60TL değerindeki "Karartı" Blogger teması ve Koddostu.com alanında 1 ay resim reklam(250x250) hediye!

İkincilik Ödülü: Koddostu.com alanında 1 ay resim reklam(250x250).

Üçüncülük Ödülü:  Koddostu.com alanında 1 ay backlink.

Dördüncülük Ödülü:  Koddostu.com alanında 1 hafta backlink.

Ayrıca çekilişe katılan herkesi sürpriz bir hediye bekliyor!


Şartlar:


1- Çekilişe katılmak isteyenlerin, http://2014.koddostu.com/2013/12/1.html adresindeki bu yazıyı aynı başlıkla kendi sitesinde veya blogunda yayınlaması gerekir.
2- Çekilişe sadece Google tarafından indexlenmiş site sahipleri katılabilir.
3- Çekiliş sonucu kazanılan reklam veya backlink hakkı +18 içerik barındıran veya ziyaretçileri kandırmayı amaçlayan web siteleri için kullanılamaz. Backlink veya reklamı yayınlanan site başka bir web sitesine veya bir dosyaya yönlendirilemez.
4- Her web sitesiyle sadece bir kez katılım yapılabilir. Her kullanıcı, sadece bir katılım hakkına sahiptir.
5- Kazanılan tasarım veya reklam/backlink hakkı bir başkasına devredilemez, hediye edilemez ve satılamaz.
6- Koddostu.com yönetimi, çekiliş gününe kadar bu şartlarda değişiklik yapma hakkına sahiptir.
7- Çekiliş sonuçları kazananlara e-posta ile duyurulacak, 10 gün içerisinde geri dönüş yapılmaması durumunda ödüller "yedek kazananlar"a devredilecektir.




Katılım:

1.Adım:

http://2014.koddostu.com/2013/12/1.html adresindeki bu yazıyı aynı başlıkla kendi sitenizde veya blogunuzda yayınlayın.


2.Adım:

Buraya Tıklayın ve çıkan formu eksiksiz doldurun.




Çekilişin tam anlamıyla rastgele olduğundan
emin olmanız için, çekiliş kazananları, 
milli piyango sonuçlarındaki en yüksek ikramiyeyi
alan 8 numaranın,katılan kişi sayısı üzerinden
modu alınmasıyla belirlenecektir.
Mod işlemi sonucu çıkan numara, başvuru formundaki
kaçıncı katılımcının kazanacağını belirleyecektir.


Herkese Bol Şans :)

19 Aralık 2013 Perşembe

Tatlı mı ? Immmm :)

Size bugün 3 tane basit tatlı tarifi vereceğim.
Ben hepsinide çok seviyorum. Umarım sizlerde beğenirsiniz. :)

1. Tarif


Fındıklı Çikolatalı Milföy Şenliği :)

* 30 Dakikada pişer

* Porsiyon başına yaklaşık 213 Kilo kalori 

* 8 Kişiliktir







MALZEMELER
  • 8 adet milföy hamuru
  • 55 gram fındıklı sütlü çikolata, (fındık parçalı) 8 parça halinde kesilmiş
  • 1 yumurta
  • Pudra şekeri (üzeri için)
HAZIRLANIŞI
  • Fırını 400 derecede ısıtın. Fırın tepsisine pişirme kağıdını yerleştirin. Çözülmüş milföy hamurunu tepsiye yerleştirin.
  • Her bir parça milföye bir parça çikolatayı yerleştirin. İçinin fazla akışkan veya fazla çikolatalı sevenler için 2 parça da yerleştirilebilir. Hamurları parmağınızla ılık su ile nemlendirin. Milföy hamurlarını üçgen şeklinde sivri uçları birleşecek şekilde birleştirin. Her bir milföy hamurunun üzerine çırpılmış yumurtadan sürün.
  • Milföyler altın rengini alana kadar yaklaşık 15 dakika kadar pişirin.Servis tabağına aktardıktan sonra üzerine pudra şekeri serpip, sıcak olarak servis edin.
AFİYET OLSUN....


2. Tarif

Bezeli Mini Kekcikler :)


* 60 Dakikada pişer

* Porsiyon başına yaklaşık 180 Kilo kalori 

* 20 Kişiliktir




MALZEMELER

Beze için
  • 300 gram krem şanti
  • 135 gram pudraşekeri
  • 120 gram yumurta akı
  • 120 gram esmer/veya beyaz toz şeker 
Mini kek için
  • 150 gram dövülmüş fındık
  • 150 gram un
  • 130 gram tozşeker
  • 60 gram tereyağı
  • 3 adet yumurta
  • Kalıp için tereyağı ve un
HAZIRLANIŞI

  • Beze için yumurta aklarını bir tutam tuzla çırpın. Kar şeklindeyken içine tozşeker ilave edip orta ısıda pişirin ve soğumamasına dikkat edin. Daha sonra silikon spatulayla karıştırıp içine 120 gram pudraşekeri ilave edin. Karışımı krema sıkma torbasına doldurup yağlı pişirme kağıdı serili tepsiye 5 cm çapında yuvarlaklar sıkın.
  • Önceden ısıtılmış 50-60 derece fırında 3 saat pişirin. Bezeleri fırından çıkartıp soğumaya bırakın. (Alt kısımlarında boşluk oluşturup krema sıkma torbası yardımıyla çırpılmış krem şanti ile doldurabilirsiniz.) Mini kek için yumurtalarla 120 gram tozşekeri çırpın. Köpüklü, kabarık ve beyaz bir karışım elde ettiğinizde un, dövülmüş fındık, kalan tozşeker ve eritilmiş tereyağını ekleyip karıştırın. Mini kek kalıplarına (6 cm çapında) tereyağı sürüp un serpin. Hazırladığınız kek karışımını kalıplara paylaştırın.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10 dakika pişirin. Fırından çıkarttıktan sonra soğumaya bırakın. Diğer tarafta çiğ kremayı 15 gram pudraşekeriyle çırpıp bezelerin içine doldurun. Mini keklerin üzerine bezeleri yerleştirip servis yapın.

AFİYET OLSUN....


3. Tarif

Çikolata Topları


* 20 Dakikada pişer

* Porsiyon başına yaklaşık 215 Kilo kalori 

* 8 Kişiliktir




MALZEMELER
  • 100 gram sade bisküvi (veya vanilyalı bayat kek)
  • 200 gram çikolata
  • 2 çorba kaşığı süt
  • 20 gram toz fındık
  • Çikolatalı süsleme şekeri
  • Toz hindistancevizi
HAZIRLANIŞI

  • Fındık ve ufalanmış bisküviyi (veya blender’de çekilmiş kek) karıştırın. Çikolatayı sütle benmari usulü eritin.
  • Bisküvili karışıma erittiğiniz çikolatayı ekleyip ılıttıktan sonra küçük yuvarlaklar oluşturun. Hindistancevizi ve çikolatalı süsleme şekerlerine bulayın.

AFİYET OLSUN....

2014 Demek Yenilik Demek :)

Antigone'den 2014'e bol hediyeli başlangıç :)

Antigone toplamda 6 çekiliş yapacak. Ve her bir çekiliş için farklı ve birbirinden güzel hediyeler dağıtacak. 

İşte detaylar,

1. Çekilişte şanslı gelen kişi Antigone'den kendi elleriyle yapıp süslediği şirinmi şirin dikiş kutusunun sahibi olacak. 
2. şanslı kişiye Patrones Eylül sayısı, ekstra sayısı ve bir adet McCall's bluz kalıbı gidecek. 
3. kişiye Baykumaş'ın kumaşlarından oluşan bir paket,
4. ve 5. kişiye kendi kumaşlarının arasından bizim için seçtiği bir set,
6. kişiye de kurdeleden fistoya, ponponlardan, ütüyle yapışan desenlere kadar çeşitli malzemelerden oluşan bir set hediye edecektir.

Çekilişe katılmanız için yapmanız gereken tek şey  http://byantigone.blogspot.com/2013/12/ylbas-hediyeleri-gelsin.html#comment-form linkine tıklayıp yazının altına yorum yapmanız. Çok kolay :)

30 Aralık günü saat 24:00'de çekilişi bitiyor, 31 Aralık günü sonuç açıklanacaktır.

Sizin için hediyelerin fotoğraflarını ekledim. Herkese bol şans.









5 Kasım 2013 Salı

Dikişşşşşşşşşş...

Burda dergisinden seçtiklerim. Hepsini çok beğendim sizin için de paylaşımda bulunmak istedim :) Yakında dikişe başlıyorum da :)

















Babalık Pazardan, Allah Korusun Nazardan!

Vicdanını rahat tutmak ne demek bana söyler misiniz ?

Sadece biyolojik babam olduğunu bildiği için mi vicdanımı rahat tutacağım ?
Neyim ben kalkan mı?
İki güler yüz, üç beş lira para verince vicdan mı rahatlatılıyor?
- Kızıma sahip çıkıyorum ben yahu ne isterse aldım ya işte daha ne?
*Bu mudur yani, her şey para mı evlat sevgisi parayla mı ört bas edilir ? Sus payı gibi. Sus ki geçmişin hesabını sorma der gibi.
- Geçti gitti işte, sen keyfine bak denir mi?
*Hadi dendi diyelim peki keyfine bakınca geçer mi ?
Geçmez işte !
Kendime bir hediye seçip Biyolojik Noel babamı mı bekleyeceğim. Gelsin hediyemi alsın iki pohpohlasın yine kendi hayatına gitsin.
İstemez !
Bırak kalsın baba. Bırak böyle dağınık kalsın. Ben zamanla elbet toparlarım.
Sensiz geçen 21 yılın hatırına inat ben sensiz yine toparlarım.
Babalık pazardan ise, salla gitsin istediği yöne.


1 Kasım 2013 Cuma

Kötüye iyilik katsak ya !


Klasik her günkü gibi iş çıkış saatimde adım atacak halim olmadığını hissediyorum. İlginç değil tabi :)
Kendi kendime " Yine yorucu bir gün geçirdim,
bööğğ iğrenç iğrenç işler işte. Biran önce eve atayım kendimi, ılık bir duş ardından mis gibi uyku." falan filan die söylenip dururken ana bu da ne dışarıda feci yağmur var. Yine aklımdan şeytanlık geçiyor. Ne zaman yağmur ya da kar yağsa ahh ahhh keşke yağmur daha fazla yağsa her tarafı sel alsa ama kimse ölmese, kimse evsiz kalmasa, kimsenin mallına mülküne zarar gelmese anladın işte sen niyetimi Allahım ! Kötülükler olmadan sel olsa da bende yarın işe gidemesem. Ohh bi güzel uyusam. Tembellik yapsam, kahvemi alıp sıcak yatağımda yatıp keyif yapsam. Kitap okusam, telefonda kızlarla dedikodu yapsam.
Ufff acaba ben işimi bıraksam :)

Ben bu gidişle akıllanamayacağım Allah'ımda cezamı verecek işte. Neyse evdeyim artık. En iyisi erkenden uyuyayım. 

Öperim :)

Yerse !



Galiba bazen vazgeçmesini de bilmek gerekir. 

Dürüstçe.
Öylece kıyak geçmeden işte. 

Gitmiyorsa bir şeyler çekip gidebilmeli insan, kabullenmeli olanı biteni. Hatalarının cezasını çekebilmeli.  
Susmayı, gerektiğinde konuşmayı, Hatta dinlemeyi bile öğrenmeli. 
Nefretini kusmamalı,İçinde zabdetmeyi öğrenmeli.
Dokunduğunda can acıttığını fark edebilmeli.
Adam gibi karşına geçip konuşabilmeli.
Her şeyden önce haddini bilmeli ! Hooop ağır ol bi demeli kendisine. 
Zamanını iyi değerlendirmeli. Keşkeleri kenara itip, yalanlarına veda edip Samimiyeti benimsemeli. 
Sahip olmayı bilmeli.
Siyahın asiliğini bilip, beyazın masumiyetine güvenmeli. 

Kahraman olamasan da, yinede gitmeyi bilmeli... 

Aşk, Gibisine ve Gelişine



Bazen basit olan da güzeldir...

Hani hesaplanmamış, planlanmamış, üzerine notlar alınmamış olan...
Diyelim dört gözle beklemediğiniz, hayalini kurmadığınız, çat kapı gelen, küt diye başınıza inen bazen en güzeldir. 

Tutturuk çocuklar gibi miyiz neyiz? Galiba.
Hayrını, şerrini sormadan 'Hani bana, hani bana' der miyiz? Deriz.
Biz hep isteriz, üstelik hemen istemeyi marifet biliriz. Niye?
İştahlar pek kabarık be usta. 

Bir kahvenin 40 yıl hatrı varsa, bir şarkının da 40 yıl hatrı olamaz mı? Mesela; Mazhar Alanson'un 'Benim Hâlâ Umudum Var'ı gibi bir şarkıysa o şarkının olur, hem de ne biçim olur. 

AŞK SÜSSÜZ OLSUN! 

Aşk ne olsun? Akla ilk gelen cevapla; dünyanın onun etrafında dönmesi olsun.
Başka ne olsun? Bence hiç soru sormamak olsun. Cevapsız kalınca diken üstünde hissetmemek olsun.
Koku olsun, teri sevmek olsun, sızlanmadan bekleyebilmek olsun.
Bir bardak çay, bir küçük simitle karnı doyan olsun.
Süssüz olsun aşk, sıfır makyaj olsun.
Sürpriz olsun. Haber vermeden çıkıp gelen olsun.
Gözünün içine bakmak olsun.
Gözlerinde var olmak ve yok olmak olsun. Mevsimi bahar olsun. Telaşsız olsun. Gürültüden uzak olsun.
Sustursun aşk.
Aşk rengarenk olsun. Uyanık olmasın saf olsun, biraz da çocuk olsun. "Peki şimdi ne olacak?" sorunsalından uzak olsun.
Duacı olsun. Şükürcü olsun.
Teşekkür eden olsun, aşk.
Kızmasın. Dırdırlanmasın. Araya reklam almasın.
Merak eden olsun aşk. Ilık ılık esen rüzgar olsun. Omzundaki şal olsun. Güzel olsun. 

" Ayşe Özyılmazel "

Bir şey istesem yapar mısın?



Mesela gözlerini açar mısın?
Öyle kocaman kocaman değil.

Gerek yok, sen görmek iste ve gör yeter.

Mesela kalktığın yönden kafanı çevirir bir de bu tarafa bakar mısın?

Tek cevap yok, tek yol yok! Farkına varır mısın?
Her gün başımıza neler neler geliyor. Kimisi tatlı, kimisi tatsız, kimisi piyangodan kıyak, kimisi ister sıkı bir dayak.
Her gün bize kimler kimler neler diyor. Kiminin dili ballı, kimininki yılanlı, kimi tıkıyor nefesimizi, kimi övgülere doyamıyor kabartıyor içimizi.

Bir şey istesem yapar mısın? Öyle canını zırt pırt sıkmaz mısın?
Başına gelen her olayda içine kapanıp küsmez misin?
Hani "Her şerde bir hayır vardır" derler ya, sen hayırları tutup bacağından ayırmaz mısın?
Düşünüyorum da hayat çok dalgacı değil mi? Israra, şımarıklığa, sıkı sıkı yapışmaya gelmiyor değil mi?Misal en yaygın konudan giriş yapalım; aşk, ikili ilişkiler... Onun böyle olmaması gerekirdi değil mi? Sana fenalar etmemesi gerekirdi. Çekip gitmemesi, toz olup uçmaması, kalbini kırmaması, ihanetin kitabını yazmaması gerekirdi.Ama olanlar oldu sana.
Şimdi çok kızgınsın. Bu sana yapılır mıydı? Neden sen? Neden şimdi?
Şişşşt! Çok sordun, sorma. Anladım ki "akışına bırakmak" yaraşır yola çıkmışa. Kabullenmek güzeldir olup biteni fark edebildikten sonra.Tesadüfler yoksa eğer teessüfler de olmamalı hayata. Bilmediğimiz plana.
Sor kendine; kaç kere "kötü" zannettiğin, felaketin adlandırdığın şeyler için aradan zaman geçtikten sonra "iyi ki" çektin?Benim çoook. Sayamıyorum, ucu yok.
Kaçırdığım bir uçak, geç kaldığım bir yemek, yarı yolda bırakan bir adam, gelmeyen o telefon, alınmadığım iş, atılmayan imza, atılan imza, bozulan sözler...
Ne zaman ki ego gidiyor bedenden, ne zaman ki sükûnet sarıyor dört bir yanını, ne zaman ki derin nefes alıp masaya yatırmayı becerebiliyor insan hadiseleri işte o zaman anlıyor gerçeği.
En büyük başarılar, kavgalar, en beklenmeyen aldatılmalar, seni en depresyona sokan ihanetler, en mutlu kavuşmalar, en acı küslükler hepsi ama hepsi bir neden için...
Senin için, benim için...
Gördüm ki; ne iyi gerçekten iyi, ne kötü gerçekten kötü. Hepsi yolcunun yolundaki taşlar, küçük duraklar.O yüzden şimdi tekrar istesem yapar mısın? Gözlerini açar mısın?
Başına gelenlere tutunmaz mısın? Fazladan anlamlar yüklemez misin?
Her gününe "Peki" demeyi başarır mısın?
Elinden geleni yaptıktan sonra "kabullenmeyi" dener misin?Bak bir hikâye okudum geçen gün.
Bir gün bir çiftçi hayvanlarını beslemeye gider ve sahip olduğu tek atın öldüğünü görür. Komşuları gelir; "Tek atını kaybetmen korkunç bir şey" der.
Çiftçi; "Belki" diye yanıtlar. Ertesi gün çiftçinin oğlu gelir, az önce vahşi bir at sürüsünü ele geçirdiğini söyler. Komşuları bu kez; "Çok şanslısın" der.
Çiftçi "Belki" der. Birkaç gün sonra çiftçinin oğlu atlardan birini evcilleştirirken bacağını kırar.
Komşular gelir "Ne kadar şanssızsın" der. Çiftçi yine; "Belki" der.
Haftalar sonra çiftçinin oğlunun ayağı hâlâ sakattır. Hükümdar tüm sağlıklı gençlerin savaşa gitmesini ferman eder ama çiftçinin oğlu sakat olduğundan savaşa alınmaz.
Savaşta oğullarını kaybeden aileler çiftçiye; "Oğlun yanı başında olduğu için çok şanslısın" der.
Çiftçi ne der? "Belki".Bilmem anlatabildim mi?

" Ayşe Özyılmazel "